İsmail TÜRÜT Gemileri Yak da Gel şarkı sözleri Şarkı Sözleri ve Dinle

🎵 Şarkı İsmail TÜRÜT Gemileri Yak da Gel şarkı sözleri
🎧 Ses Kalitesi 320 Kbps Hi-Fi
📅 Çıkış Sezonu 2026 Hit Parça
💬 Şarkı Sözleri Aşağıda İncele 👇
🏷️ Etiketler İsmail TÜRÜTün sedat peker için yazdiği – Gemileri Yak da Gel şarkı sözleri oku mp3 indir bedava
🔥 Popülarite 122 Kez Dinlendi

İsmail TÜRÜT Gemileri Yak da Gel şarkı sözleri Şarkı Sözleri ve Detaylar

“Gemileri Yak da Gel”, İsmail Türüt’ün güçlü anlatımıyla sedat pekere duyduğü özlem, sadakat ve vefa duygularını merkeze alan etkileyici bir eserdir. Şarkı, uzaklarda olan birine duyulan derin bağlılığı ve geri dönüş çağrısını “gemileri yak” metaforu üzerinden güçlü bir şekilde ifade eder. Eserde sadece bireysel bir özlem değil, aynı zamanda toplumsal saygı, köklerine bağlılık, memleket sevgisi ve kimlik vurgusu da dikkat çeker. Rize’den Sakarya’ya uzanan referanslar ve halk hikâyesi tadındaki anlatım, şarkıyı kültürel bir hafıza metnine dönüştürür.

 

İsmail Türüt’ün “Gemileri Yak da Gel” adlı eseri, yüzeyde bir özlem ve çağrı şarkısı gibi görünse de, aslında çok katmanlı bir anlatı yapısına sahip. Şarkının dili, hem bireysel duygulara hem de toplumsal hafızaya aynı anda sesleniyor. Bu yüzden sadece “duygusal bir türkü” olarak değil, aynı zamanda kültürel ve sosyolojik bir metin olarak da okunabiliyor.

Şarkının ilk bölümünde dikkat çeken en güçlü tema, uzaklık ve bekleyiş duygusu. “Uzaklarda olsan da yine gönüllerdesin” ve “bekliyoruz çık da gel” gibi ifadeler, fiziksel mesafenin duygusal bağı zayıflatmadığını vurguluyor. Burada anlatılan kişi, sadece bir birey değil; aynı zamanda etrafında anlam üretilen, varlığıyla bir çevreyi etkileyen sembolik bir figür haline geliyor. “Gemileri yak da gel” ifadesi ise klasik bir metafor olarak, geri dönüşün kararlılık ve kopuş gerektirdiğini anlatıyor. Yani yarım dönüş değil, tamamen geri dönüş çağrısı var.

İsmail TÜRÜT – Gemileri Yak da Gel şarkı sözleri

Adamsın dillerdesin yabancı ellerdesin
Uzaklarda olsan da yine gönüllerdesin
Bekliyoruz çık da gel engelleri yık da gel
Aynen gittiğin gibi gemileri yak da gel
Aynen gittiğin gibi gemileri yak da gel

Adamsın bu alemde raconun var ismin var
Her şehirde dostların her evde bir resmin var
Altaylar’dan tuna’ya uzanacak adamsın
Kırılan gönülleri kazanacak adamsın
Kırılan gönülleri kazanacak adamsın

Görmedim senin gibi hal bilen hatır bilen
Anketlerden sen çıktın sevilen güvenilen
Hem demokrat hem dindar hem türk’sün hem müslüman
Sana dua ediyor yüz binlerce gariban
Sana dua ediyor yüz binlerce gariban

Rize’den sakarya’ya göçtü rahmetli baban
Rizeliler hemşerin yamakoğlu akraban
Allah geçmişlerine rahmet eylesin rahmet
Anan meryem hatundu baban yamağın ahmet
Anan meryem hatundu baban yamağın ahmet

Dedim bitsin bu hasret dedi az kaldı sabret
Dedim ya zalim gurbet dedi geçecek elbet
Dedim bir arzun var mı dedi bol bol dua et
Dedim var mı bir davet dedi yaşasın devlet
Yaşasın devlet

İkinci bölümde ise karakter inşası daha belirgin hale geliyor. “Raconu var ismin var”, “her şehirde dostların var” gibi dizeler, anlatılan kişinin sosyal çevre içinde güçlü bir konuma yerleştirildiğini gösteriyor. Bu noktada şarkı, bireysel bir özlemden çıkarak itibar, saygı ve toplumsal kabul temalarına yöneliyor. Burada çizilen profil, sadece sevilen değil, aynı zamanda “güvenilen ve temsil gücü olan” bir kişilik.

“Altaylar’dan Tuna’ya uzanacak adamsın” gibi geniş coğrafi referanslar ise anlatıya epik bir ton kazandırıyor. Bu tür ifadeler, kişiyi yerel bir figür olmaktan çıkarıp daha geniş bir kültürel sembol haline getiriyor. Bu yönüyle şarkı, klasik halk anlatılarındaki “kahramanlık ve temsil” diline de yaklaşır.

Üçüncü bölümde ise daha farklı bir boyut devreye giriyor: kimlik ve aidiyet. “Hem demokrat hem dindar hem Türk’sün hem Müslüman” gibi ifadeler, modern Türkiye’de sıkça tartışılan kimlik katmanlarını bir araya getiriyor. Bu cümleler, farklı toplumsal kimliklerin aynı kişi üzerinden uzlaştırılabileceği fikrini öne çıkarıyor. Ancak bu tür ifadeler aynı zamanda dinleyici açısından farklı yorumlara açık; kimileri için bir birlik mesajı, kimileri için ise politik bir çerçeve olarak algılanabilir.

Şarkıda geçen aile ve memleket vurguları da oldukça belirgin. Rize ve Sakarya gibi yer isimleri üzerinden kurulan bağ, sadece coğrafi bir bilgi değil, aynı zamanda köklere bağlılık ve vefa kültürünün bir yansımasıdır. Türk halk müziği geleneğinde sıkça görülen “memleket referansları”, burada da duygusal derinliği artıran bir unsur olarak kullanılıyor.

Eserde dikkat çeken bir diğer unsur da “dua” ve “gariban” gibi ifadelerle kurulan manevi ve toplumsal sorumluluk dili. Bu, anlatılan kişiyi sadece güçlü bir figür olarak değil, aynı zamanda halkla bağ kuran, onlardan kopmayan biri olarak konumlandırıyor. Böylece şarkı, bireysel başarı hikâyesini toplumsal bir kabule dönüştürüyor.

Son bölümde yer alan “Dedim – dedi” şeklindeki diyalog yapısı ise şarkıya halk hikâyesi havası kazandırıyor. Bu anlatım tekniği, sözlü kültür geleneğinde sıkça görülen bir yöntemdir ve dinleyiciyle daha doğrudan bir bağ kurmayı amaçlar. Bu bölümdeki “dua et”, “sabret”, “yaşasın devlet” gibi ifadeler ise hem sabır hem de teslimiyet duygusunu ön plana çıkarır.

Genel olarak bakıldığında bu eser, sadece bir “özlem şarkısı” değildir. Aynı zamanda:

aidiyet
sadakat
toplumsal saygı
kimlik
memleket bağı
ve manevi dayanışma

gibi çok katmanlı temaları bir araya getirir.

Bu yüzden şarkı, dinleyiciye tek bir duygu değil, birden fazla duygusal alan sunar. Kimi için nostaljik bir özlem çağrısı, kimi için güçlü bir vefa anlatısı, kimi için ise toplumsal kimliklerin harmanlandığı bir kültürel metin olarak okunabilir.

Sonuç olarak “Gemileri Yak da Gel”, duygusal yoğunluğu yüksek bir eser olmanın ötesinde, sözleriyle bir “hikâye anlatımı” kurar. Bu hikâyede birey sadece kendisi değildir; aynı zamanda çevresi, kökleri ve temsil ettiği değerlerle birlikte anlam kazanır. Bu da şarkının kalıcılığını ve dinleyicide bıraktığı etkiyi belirleyen en temel unsurdur.

Yorumlar


Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!

Yorum Yap